YENİ KAYIT DÖNEMİ BAŞLARKEN ÇOCUKLARIMIZ İÇİN NASIL BİR OKUL SEÇECEĞİZ?

Devlet okulu mu özel okul mu; seçim özel okul ise hangisi?

Sosyal, kültürel bir okul mu yoksa akademik mi; kampüs mü yoksa butik bir okul mu? Hem akademik, hem sosyal, hem kültürel anlamda hepsini bir arada taşıyan bir okul var mı?

Şu günlerde okullar yeni dönem erken kayıtlarına başmış durumda. Okul tanıtımları, eğitim fuarları, okul ilanları başladı. Yeni okula başlayacak çocuğu olanlar ve okul değiştirmek isteyenler için arayışların hızlandığı bir döneme girdik.

Ebeveynler karar verirken nelere dikkat etmeli, nelerden uzak durmalı, neleri talep etmeli?

Veliler okul seçiminde çok kaygılılar. Bunun en büyük sebeplerinden biri sınav sistemi ve bu sınav sisteminin çocuğun tüm hayatını etkilemesi. Velilerimizdeki genel düşünce iyi bir üniversiteye gitmek için çocukların iyi bir liseye gitmesi gerektiği. Bu da çocukların henüz küçük yaşta tamamen sınav odaklı olarak yetişmesine neden oluyor. Bu düşünce maalesef çocuklarımızı bir yarış atı haline getirmektedir.

“Hangi okulu seçmeliyiz, hangisi daha iyi okul?” Veliler bu arayış içinde okulları geziyorlar, soruyorlar, aradıkları özellikleri bulmaya çalışıyorlar.

Aslında veliler şu soruyu sormalı “Çocuğum için en uygun okul hangisi?” Peki, bu sorunun yanıtlarını nasıl bulacağız?

Öncelikle anaokullarından başlayalım

Ben her zaman en iyi anaokulunun eve en yakın olanının olduğunu düşünmüşümdür. Velilerin çocuklarını ellerinden tutup götürdükleri okullar. Maalesef günümüzde bu çok mümkün olmuyor.

Anaokulları akademik değil oyun odaklı olması en büyük tercihiniz olmalıdır. Çocukların daha 5-6 yaşında bu kadar bilgi bombardımanına tutulması gerçekten çok üzücü. Eğer bir anaokulunda çocuklar en az bir saate yakın dışarı çıkmıyorsa oradan uzak durun derim. Küçük yaşta verilen akademik eğitimler sonraki dönemlerde sıkıntılar yaratmaktadır.

Üçüncü dünya ülkeleri akademik başarıya ve ezbere dayalı eğitim veriyor. Gelişmiş ülkeler ise beceri ve oyun odaklı eğitim veriyorlar.

İlkokul ve ortaokullarda hem sosyal, hem kültürel anlamda ön plana çıkmış okullar seçilmelidir.

Bir okul hem akademik, hem dil, hem spor, hem sanat, hem değerler eğitimi, hem de teknoloji anlamında uygulamalarına iyi bakılmalıdır. Doğa dostu hayvanları seven çocuklar. Hepsi bir arada olur mu? Neden olmasın. Okullarda bu tür imkanlar var. Ama okul yönetimlerinin kurumlarını bir ticarethane mantığı ile değil eğitim-öğretim yuvası olarak yönetmeye başlarlarsa tabi ki de bunları gerçekleştirebilirler.

Peki liseler ne durumda?

Liseler şu anda akademik dershanelere dönüşmüş durumda. Çocuklara sabah 9.00 ile 17.00 arasında tamamen akademik yükleme yapılmakta. Hatta 11 ve 12 .sınıflarda bu akşam saat 21.00 e kadar devam etmekte. Tamamen anti sosyal bireyler yetiştirmekteyiz. Hele ki günümüzde kursların kapatılması ve bunlara alternatif olarak bahçesi ve sosyal alanları olmayan butik Anadolu ve Fen liseleri açılması çocukları tam anlamıyla binalara hapsetmektedir.

Evet bir sınav gerçeği var ülkemizde ama çocuklarımızın hayatı sadece bu sınavlara bağlı gibi yaşamaları ne kadar doğru?

Facebook Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yaz


En fazla 500 karakter. 500 karakter kaldı.